2 Şubat 2010 Salı

hergün bir şair (Nazım Hikmet)



Selanik'te doğdu. Aslen 20 Kasım 1901 olan doğum tarihi ailesi tarafından sene kaybetmemesi için 15 Ocak 1902 olarak kaydettirildi.

İlk şiiri ‘Feryad-ı Vatan’'ı 1913'te yazar. Aynı yıl Galatasaray Sultanisi'nde ortaokula başlar. 1917'de Heybeliada Bahriye Mektebi'ne girer. Daha sonra Kurtuluş Savaşı için Anadolu'ya geçer. Fakat sağlık nedenleri ile bahriyeden ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Hamidye Kruvazörü'nde güverte subayıdır.

Bolu'ya öğretmen olarak atanır. Daha sonra Batum üzerinden Moskova'ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde siyasal bilimler ve iktisat okur. 1921'de gittiği Moskova’da devrimin ilk yıllarına tanık olur ve komünizm ile tanışır. 1924'te Moskova’da yayınlanan ilk şiir kitabı ’28 Kanunisani’ sahnelenir. O yıl Türkiye’ye dönerek Aydınlık Dergisi’nde çalışmaya başlar. Dergide yayınlanan şiir ve yazılarından dolayı on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği’ne gider. 1928’de af kanunundan yararlanır ve Türkiye'ye geri döner. Bu kez Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı. 1938’de yirmi sekiz yıl hapis cezasına çarptırılır. 12 sene süren tutukluluktan sonra askere alınacağı ve öldürüleceği endişesiyle 1950 yılında, Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği'ne gitti. 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulunca ülke vatandaşlığından çıkarıldı ve Nazım Hikmet, büyük dedesi Mahmut Celaleddin Paşa (Konstantin Borzecki)'nın memleketi olan Polonya vatandaşlığına geçerek ve Borzecki soyadını aldı. Moskova'da 3 Haziran 1963 sabahı saat 06:30'da gazetesini almak üzere 2. kattaki dairesinden apartman kapısına yürümüş ve tam gazetesine uzanırken geçirdiği kalp krizi sonucunda ölmüştür. Ölümü üzerine Sovyet Yazarlar Birliği salonunda yapılan törene yerli yabancı yüzlerce sanatçı iştirak etmiş ve tören siyah beyaz olarak kaydedilmiştir. Ünlü Novo-Deviçye Mezarlığı'nda (Новодевичье кладбище) gömülüdür. Mezar taşı siyah bir granitten olup meşhur şiirlerinden biri olan rüzgâra karşı yürüyen adam figürü taş üzerinde ebedileştirilmiştir.

5 Ocak 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alındı.


Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.


NAZIM HİKMET RAN

hava durumu

Şu günlerde hava durumuyla eşdeğer ruh halim. Hani ne zaman ne olacağım hiç belli değil. Sorsan mutluyum sonsuz. Güneşli tabiatım. Neden sonra birden hüzünlerin ortasında buluyorum kendimi, gök gürlemesi, yağmur, soğuk ve kar. An geçiyor, bir tebessüm. Sokakta bir kedi görmüş masum çocuğun bakışları yüzümde.. Yinede yaşıyorum ya bu yeterli sanırım. Gerçi sadece ‘yaşıyorum’ olmaz. Birde ‘YAŞIYORUM’ diyebilmeli insan. öyle yan gelip yatmak olmuyor ya neyse bugünlerde olduruyoruz işte. Sahi ya şöyle güzel bir tiyatroyu doyasıya izlemeyeli ne kadar zaman oldu acaba? yada soluksuz bir kitaba başlamakla bitirmek arasındaki süre ne zamandır bu kadar ırak? Evet yaşıyorum, nefes alıp vermenin adı yaşamak olmuş günümüzde. Gerçi önümüzdeki örneklere bakarsak bu bile lüks hani. Bir yudum su bir parça ekmek bile birçok insanın hayalinde! Doğru ya, neler oluyordur kim bilir şimdi Haiti’de? Peki ya Ankara? Peki ya soğuk, kar. Peki ya tekel işçileri bu soğukta ne yapıyordurlar? Evet yaşıyorum ve ruhum hava durumuna eşdeğer değişkenlikte. Şimdi kasvetli şehir, hüzünlü yağmurlar. Karnım tok. Odam sıcak. Ama yinede şöyle güzel bir oyunu doyasıya izlemekte var. Karamsar halim önümdeki iyi ve kötü örneklere bakmaktan. Ben şimdi tam ortasında insanlığın. Ne çok çiğ ne çok doygun, hani insanla maymun arasında(!), hani kimliğini kaybetmiş bir hastanın zihin bulanıklığında.. An be an belirir geçmişim. Adımı hatırlar gibi olurum. Adım yok belki şu günlerde ama ben yinede kimilerine göre yaşıyorum.(?) neyse sonu gelmedi belemeyecek sanırım yazının.. hem daha bu ikinci köşe deneyimim. Sanal ortamda “köşe” gibi klasik gazetecilik terimini kullanıp onu görece lekelemek ne kadar doğru olur bilmiyorum. Olsun yazıyorum. Paylaşıyorum. Okuyana davul sivrisinek saz!

Uur

Klasik Müzik Grammy Ödüllerinde Joan Baez Süprrizi

Geçen Yıl Ali Doğramacı'nın Daveti Üzerine Erzurum Bilkent Lisesi'nde Öğrencilere Müzik Dersi Veren Viladimir Ashkenazy En İyi Orkestra -Çalgı Yorumu Dalında Grammy Kazandı.

Bu yıl klasik müzikte "En İyi Solo Çalgı" dalında Grammy Ödülü, gitarist Sharon Isbin'in, rock efsanesi Joan Baezve Marc O'Connor ile birlikte yaptığı "Journey to the New World" albümüne verildi.

Pop müzik yanında klasik, caz, new age ve dünya müziği alanındaki Grammy Ödülleri de sahiplerini buldu. Klasik müzik alanında "Yılın En İyi Albümü" ödülünü San Fransisco Senfoni Orkestrası ve ünlü şef Michael Tilson Thomas "ın kaydettiği Mahler: Symphony No. 8; Adagio From Symphony No. 10" albümü kazandı.

"En İyi Orkestra Yorumu" ödülünü Boston Senfoni Orkestrası ve James Levine, "Ravel: Daphnis Et Chloe" albümüyle alırken en iyi opera kaydı dalında ödül, Daniel Harding yönetimindeki Londra Senfoni Orkestrası'nın "Britten: Billy Budd" adlı albümüne verildi.

ERZURUM LİSESİ'NDE DERS VEREN ASHKENAZY GRAMMY KAZANDI-

En İyi Orkestra ve Solo Çalgı Yorumu" dalında ödülü, geçen yıl Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Ali Doğramacı'nın çağrısı üzerine Erzurum'a gelip Bilkent Erzurum Lisesi öğrencilerine bir süre müzik dersi veren şef-piyanist Viladimir Ashkenazy ile Evgeny Kissin'in Philarmonia Orkestrası ile birlikte kaydettikleri "Prokofiev: Piano Concertos Nos. 2 & 3" albümü aldı.

Gitarist Sharon Isbin'in "En İyi Solo Çalgı" alanında ödül kazanan "Journey to the New World" adlı albümünde besteci John Duarte'nin "Joan Baez Süiti" yer aldı. Albümde efsanevi protest rock şarkıcısı Baez'in sesiyle eşlik ettiği klasik parçalar bulunuyor. Albümde keman ustası Marc O'Connor'un "Strings & Threads Suite" adlı yapıtı da yer alıyor.

-CAZ, NEW-AGE, DÜNYA MÜZİĞİ ÖDÜLLERİ-

En iyi çağdaş caz albümü dalında ödülü, 2008 yılında yaşamını yitiren Joe Zawinul'un Zawinul Syndicate ile birlikte gerçekleştirdiği kayıtları içeren "75" adlı albüm kazanırken, "Enstrümantal Caz Albümü" dalında ise ödül Chick Corea ve John McLaughlan Five Peace Band'ın "Five Peace Band - Live" albümüne gitti.

New-age dalında viyolonselci David Darling'in "Prayer for Compassion" albümü en iyi albüm ödülünü aldı. Dünya müziği albümü ödülünü ise Douga Mansa adlı albümüyle Malili müzisyen Mamadou Diabate kazandı. (ANKA)

gözün gibi bak

Beyoğlu Belediyesi ile Atlas Dergisi'nin Ortaklaşa Düzenlediği, "Beyoğlu- Gözün Gibi Bak" İsimli Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı.

Yarışmada birinciliği 'Ahmet Tarımcı - BeyoğluÇeşitlemesi 1' adlı eseriyle kazandı.

Beyoğlu Belediyesi ile Türkiye'nin keşif ve coğrafya dergisi Atlas'ın ortaklaşa düzenlediği "Beyoğlu - Gözün Gibi Bak!" başlıklı fotoğraf yarışmasının sonuçları açıklandı. Amatör ya da profesyonel bütün fotoğrafçılara açık yarışma, İstanbul'un en özel köşelerinden Beyoğlu'nu, dünyanın buluştuğu semti konu aldı; renklerine, zenginliğine, yaşama biçimlerine baktı.

1 Aralık 2009 – 15 Ocak 2010 tarihleri arasında yarışmaya katılan yaklaşık 1000 fotoğrafı değerlendiren juri dereceye girenleri belirledi. 6 eserin dereceye girdiği yarışmada birinciliği Ahmet Tarımcı. 'Beyoğlu Çeşitlemesi 1' adlı eseriyle kazandı. Böylece Tarımcı, 5 bin TL'lik ödülün de sahibi oldu. İkinciliği Ercan Aydeniz- Bekleyiş, üçüncülüğü iseHüseyin Yıldız - Galata Kulesi adlı eseriyle aldı. Dereceye giren eserler, Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi'nde 30 Mart – 8 Nisan 2010 tarihleri arasında fotoğraf severlerle buluşacak.


Dereceye giren eserler ise şöyle:

1. Ahmet Tarımcı "Beyoğlu çeşitlemesi 1" (İstiklal Caddesi)
2. Ercan Aydeniz "Bekleyiş" (Taksim Metrosu)
3. Hüseyin Yıldız "Galata Kulesi" (Galata Kulesi)
Mansiyon 1. Aydın Berk Bilgin: "Zaman" (İstiklal Caddesi)
Mansiyon 2. Osman Bahri Turgut: "Seçim" (Doğan Apartmanı)
Mansiyon 3. Cem Türkmen: "Çekip Gitmek" (İstiklal Caddesi)

ikinin biri mutlaka izlenmeli

Kocaeli Şehir Tiyatroları 2010 Şubat ayı etkinlik programı yayınlandı. Programda yer alan "İKİNİN BİRİ" oyununu şiddetle tavsiye ediyorum.Oynandığı yıllarda kahkaha rekoru kıran Ray Cooney'in Fars tarzındaki ünlü eseri "İkinin Biri" hükümette görevli bir bakan yardımcısının eşiyle birlikte geldiği otelde, çapkınlık yapmaya kalkışmasıyla meydana gelen gülünç olayları konu alıyor.Cooney bu oyununda, bakan yardımcısını ve özel kalem müdürünü, kendilerini ortasında bulundukları belâlardan kurtarmaya çalışırlarken, otelin müdürüne, meraklı bir garsona, sekreterin kocasına, bakanın karısına türlü açıklamalar yapmak zorunda bırakır ve bu sırada söylenen yalanlar, oyun ilerledikçe karışıklığın dozunu giderek arttırır. Cooney izleyiciye, zor durumda kalmış insanın psikolojisinden yola çıkan ve özü klasik tragedyalarla koşutluk taşıyan bir eğlence duygusu yaşatacaktır. Toplumsal konumundan kaynaklanan istekleri arasında sıkışan bakan, tragedya kahramanlarından farklı olarak yüceltilmez, tersine gülünçleştirilir. Hareketin bir an bile dinmediği sürükleyiciliğiyle izleyenleri büyüleyen oyunda şehir tiyatrolarının başarılı oyuncularından Aydın Sigalı, Engin Benli, Zuhal Gencer Erkaya,İbrahim Şahin, Serhat Güzel, Eylem Tanrıver, Destan Batmaz, Deniz Alan, Seçil Mutlu ve Utku Oğuz rol alıyor.

Kocaeli Şehir Tiyatroları 2010 Şubat Ayı Programı

Tarih

SDKM Büyük Sahne

Saat

03 Şubat Çarş

BENİM GÜZEL PABUÇLARIM (Ç.O)

14:00

04 Şubat Perş.

İKİNİN BİRİ

20:00

05 Şubat Cuma

İKİNİN BİRİ

20:00

06 Şubat C.tesi.

İKİNİN BİRİ

15:00-20:00

07 Şubat Pazar.

BENİM GÜZEL PABUÇLARIM (Ç.O)

14:00

10 Şubat Çarş.

MUTLULUK GEZEGENİ (ilk Oyun) (Ç.O)

14:00

11 Şubat Perş.

İKİNİN BİRİ

20:00

12 Şubat Cuma

İKİNİN BİRİ

20:00

13 Şubat C.tesi

İKİNİN BİRİ

15:00-20:00

14 Şubat Pazar.

MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O)

14:00

17 Şubat Çarş.

MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O)

11:00

18 Şubat Perş.

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

20:00

19 Şubat Cuma

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

20:00

20 Şubat C.tesi

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

15:00-20:00

21 Şubat Pazar

MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O)

14:00

24 Şubat Çarş.

MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O)

11:00

25 Şubat Perş.

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

20:00

26 Şubat Cuma

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

20:00

27 Şubat C.tesi

İKİ EFENDİNİN UŞAĞI

15:00-20:00

28 Şubat Pazar.

MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O)

14:00

Tarih

SDKM Oda Tiyatrosu

Saat

03 Şubat Çarş.

ÇATIŞMALAR

20:00

10 Şubat Çarş.

ÇATIŞMALAR

20:00

17 Şubat Çarş.

ÇATIŞMALAR

20:00

24 Şubat Çarş.

ÇATIŞMALAR

20:00