Şu günlerde hava durumuyla eşdeğer ruh halim. Hani ne zaman ne olacağım hiç belli değil. Sorsan mutluyum sonsuz. Güneşli tabiatım. Neden sonra birden hüzünlerin ortasında buluyorum kendimi, gök gürlemesi, yağmur, soğuk ve kar. An geçiyor, bir tebessüm. Sokakta bir kedi görmüş masum çocuğun bakışları yüzümde.. Yinede yaşıyorum ya bu yeterli sanırım. Gerçi sadece ‘yaşıyorum’ olmaz. Birde ‘YAŞIYORUM’ diyebilmeli insan. öyle yan gelip yatmak olmuyor ya neyse bugünlerde olduruyoruz işte. Sahi ya şöyle güzel bir tiyatroyu doyasıya izlemeyeli ne kadar zaman oldu acaba? yada soluksuz bir kitaba başlamakla bitirmek arasındaki süre ne zamandır bu kadar ırak? Evet yaşıyorum, nefes alıp vermenin adı yaşamak olmuş günümüzde. Gerçi önümüzdeki örneklere bakarsak bu bile lüks hani. Bir yudum su bir parça ekmek bile birçok insanın hayalinde! Doğru ya, neler oluyordur kim bilir şimdi Haiti’de? Peki ya Ankara? Peki ya soğuk, kar. Peki ya tekel işçileri bu soğukta ne yapıyordurlar? Evet yaşıyorum ve ruhum hava durumuna eşdeğer değişkenlikte. Şimdi kasvetli şehir, hüzünlü yağmurlar. Karnım tok. Odam sıcak. Ama yinede şöyle güzel bir oyunu doyasıya izlemekte var. Karamsar halim önümdeki iyi ve kötü örneklere bakmaktan. Ben şimdi tam ortasında insanlığın. Ne çok çiğ ne çok doygun, hani insanla maymun arasında(!), hani kimliğini kaybetmiş bir hastanın zihin bulanıklığında.. An be an belirir geçmişim. Adımı hatırlar gibi olurum. Adım yok belki şu günlerde ama ben yinede kimilerine göre yaşıyorum.(?) neyse sonu gelmedi belemeyecek sanırım yazının.. hem daha bu ikinci köşe deneyimim. Sanal ortamda “köşe” gibi klasik gazetecilik terimini kullanıp onu görece lekelemek ne kadar doğru olur bilmiyorum. Olsun yazıyorum. Paylaşıyorum. Okuyana davul sivrisinek saz!
Uur2 Şubat 2010 Salı
gözün gibi bak
Beyoğlu Belediyesi ile Atlas Dergisi'nin Ortaklaşa Düzenlediği, "Beyoğlu- Gözün Gibi Bak" İsimli Fotoğraf Yarışması Sonuçlandı.
Yarışmada birinciliği 'Ahmet Tarımcı - BeyoğluÇeşitlemesi 1' adlı eseriyle kazandı.
Beyoğlu Belediyesi ile Türkiye'nin keşif ve coğrafya dergisi Atlas'ın ortaklaşa düzenlediği "Beyoğlu - Gözün Gibi Bak!" başlıklı fotoğraf yarışmasının sonuçları açıklandı. Amatör ya da profesyonel bütün fotoğrafçılara açık yarışma, İstanbul'un en özel köşelerinden Beyoğlu'nu, dünyanın buluştuğu semti konu aldı; renklerine, zenginliğine, yaşama biçimlerine baktı.
1 Aralık 2009 – 15 Ocak 2010 tarihleri arasında yarışmaya katılan yaklaşık 1000 fotoğrafı değerlendiren juri dereceye girenleri belirledi. 6 eserin dereceye girdiği yarışmada birinciliği Ahmet Tarımcı. 'Beyoğlu Çeşitlemesi 1' adlı eseriyle kazandı. Böylece Tarımcı, 5 bin TL'lik ödülün de sahibi oldu. İkinciliği Ercan Aydeniz- Bekleyiş, üçüncülüğü iseHüseyin Yıldız - Galata Kulesi adlı eseriyle aldı. Dereceye giren eserler, Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi'nde 30 Mart – 8 Nisan 2010 tarihleri arasında fotoğraf severlerle buluşacak.
Dereceye giren eserler ise şöyle:
1. Ahmet Tarımcı "Beyoğlu çeşitlemesi 1" (İstiklal Caddesi)
2. Ercan Aydeniz "Bekleyiş" (Taksim Metrosu)
3. Hüseyin Yıldız "Galata Kulesi" (Galata Kulesi)
Mansiyon 1. Aydın Berk Bilgin: "Zaman" (İstiklal Caddesi)
Mansiyon 2. Osman Bahri Turgut: "Seçim" (Doğan Apartmanı)
Mansiyon 3. Cem Türkmen: "Çekip Gitmek" (İstiklal Caddesi)
merhaba
Merhaba;
Yeni kurulan bir blog sayfasının ilk yazısı ne olmalı eğitimli bir başlık açılmalı kanısındayım bütün forum sitelerinde. Zira ilk defa yayına açılan "guncelduyum"da ilk yazı olarak ne yayınlayacağımı epeyce düşündüm. Aslına bakarsak hala düşünüyorum ya neyse. Yaklaşık 11 senelik internet kullanıcılığımda en büyük ihtiyacım bilgiydi. Ve bilgi edinmek ülkemiz coğrafyasında suç sayılmakla birlikte sanal ortamda da insanları epey zorlayan bir hadiseydi. Geçmişte düşün işciliği yapan nice insan sadece bilgi paylaşımında bulundukları için nice gözaltı ve işkencelerden geçmişti. İnsan korkardı elbette onca olaya tanık olduktan sonra edindiği tecrübeleri, duyduğu haberleri, gördüğü kültür-sanat etkinliklerini paylaşmaktan. Ama yinede bir şeyler aydınlık olacaksa karanlıkta biraz zaman geçirmek gerekti. Ve ben karanlıktan hiç korkmazdım ancak yinede biraz pişmeden servis edilmemeliydi hiçbir şey ve hiçbir kimse. Piştim mi bilemem. Ve fakat servis edilmek için kaynıyorum kazanımda. Duyduğum gördüğüm ve bildiğim naçizane ne bilgi varsa paylaşmak için. MERHABA!
Uur