11 Mart 2010 Perşembe

Kristal Gece NHKM'de


Nevzat Süs'ün yönetmenliğini yaptığı Kristal Gece (Anne Frank'ın Hatıra Defteri) adlı oyunun prömiyeri 13 Mart'ta NHKM'de yapılacak.

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde yönetmenliğini Nevzat Süs’ün yaptığı Kristal Gece (Anne Frank’in Hatıra Defteri) adlı oyun izleyicisiyle buluşuyor. 13 Mart’ta prömiyeri yapılacak olan oyun 20 Mart’ta NHKM’de, 2 Nisan’da ise Kanat Sanat Tiyatrosu’nda oynanacak.

Adorno, Borchert, Artaud, Teber metinlerinden uyarlanan oyunun yönetmenliğini Nevzat Süs yapıyor. Oyunda Müge Saut, Tuğba Birincioğlu, Tuğba Begde, Halil Ersan, Suat Oktan, Cansu Fırıncı rol alıyor.

Oyun seyircisini şu sözlerle çağırıyor:

Vahşet ve kıyımla yok edilen bir toplumdan hâlâ izler taşıyoruz. Binlerce insan, bugün olduğu gibi geçmişte de yok edildi. Bedenlerin eridiği krematoryumlara sürüklenenlerin isi ciğerlerimize yapıştı, yüzyıllar boyu nesilden nesile geçti ve gösterişli vahşetleri, bütün dünyanın insanlık ailesinde yaşıyor!

II. Dünya savaşı sırasında Anne Frank ailesiyle beraber iki yıl boyunca Nazilerin zulmünden kurtulmak için bir evde saklanmak zorunda kalırken, günümüz insanı da kurgulanmış küçük dünyalarında saklanmak zorunda bırakılmadı mı?

Fakat bu oyun yalnızca Nazilerin vahşetini anlatmıyor! Kristal Gece’nin zamanı ve mekânı yoktur. Tüm çağlar üzre, yakılan insan bedeni, tecavüze uğrayansa insan aklıdır. Biz yalnızca şu soruyu soruyoruz: İnsan olmayı başarabildik mi?

Çünkü hangi zamanda yaşanırsa yaşansın, on üç yaşında bir kız hayatta kalabilmek için tavan arasında saklanıyorsa, bütün insanlık bir kuyunun dibinde demektir:

—Bir gün karanlık bir kuyunun içinde buldum kendimi. Kuyunun duvarlarına ellerimi sürüp kokusunu duyumsadım, kan ve ceset kokusu her yanı sarmıştı. Kuyunun dibi kanlı sularla doluydu ve sudan içmek isteyen insanlar makaralarla kovalarını sallandırıp, kanlı suyu çekip içiyorlardı. Suyun her damlasında vücutlarına bir irin bulaşıyor ve naralar atarak her yere mezarlıklara bile saldırıyorlardı. Bense kuyunun dibinden korku dolu gözlerle onlara bakıyordum. Beni görmediler… Sonra bu insanların yüzlerindeki organları yer değiştiriyordu sanki ağızları alınlarına kulakları çenelerine geliyordu. İlginç bir dağ yaratığına doğru değişiyordu hepsi. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorken tekrar uykuya daldığımı anımsıyorum. Renk renk çiçekler kokluyordum düşümde. İnsana dair tüm renkler çiçeklerde toplanmış gibiydi. Güzeldi çiçekler…

Kuyunun dibinden çıkarmaya, kendinizle yüzleşmeye hazır değilsiniz. Ama bunu yapmak zorundasınız!”

Oyunun programı ve sahnelendikleri yerler ise şöyle:

Prömiyer: 13 Mart C.tesi Saat: 19.30 Nâzım Hikmet Kültür Merkezi/Kadıköy
20 Mart C.tesi Saat:19.30 Nâzım Hikmet Kültür Merkezi/Kadıköy
2 Nisan Cuma Saat: 19.30 Kadıköy Sanat Tiyatrosu (KAST)
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi: Ali Suavi Sk. No: 7 Bahariye-Kadıköy
Tel: 0216 414 22 39
Kadıköy Sanat Tiyatrosu: Caferağa Mah. Neşet Ömer Sok.
No: 9 Kat: 3 Kadıköy/İSTANBUL
Rıhtım Tansaş Market ve Akmar Pasajı yanı
Fima (Final Marketing) 3. kat

8 Mart 2010 Pazartesi

HERŞEYE RAĞMEN TİYATRO


İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nin 4 yıldır aralıksız olarak düzenlediği ‘Genç Sahne Tiyatro Festivali’ bu yıl 17-28 Mart tarihlerinde Bahçelievler Belediyesi-Yeni Sahne’de gerçekleşecek. ‘Herşeye rağmen tiyatro” söylemi ile yola çıkan bu ulusal nitelikli festival; profesyonel, amatör, üniversite ve lise topluluklarını ağırlayacak.
Bahçelievler Belediyesi’nin 10 gün boyunca ev sahipliği yapacağı festival, gençlerin sahnelerdeki varlığına tanık olmayı ve izleyiciyi genç sanatçı adaylarıyla buluşturmayı hedefliyor. Ayrıca zor şartlara rağmen ayakta durmaya çalışan genç sanatçılara bir teşekkür niteliğinde olacak olan bu organizasyonda, gençlere ‘genç sahne’yle kendini tanıtma imkânı sunulması da amaçlanıyor.
Birbirinden farklı yerli ve yabancı metinlerle, izleyiciye değişik lezzetler tattırma hedefiyle yola çıkan ‘ Genç Sahne Tiyatro Festivali’nin profesyonel ve amatör genç tiyatrocular için de tanışma imkânı olacağı düşünülüyor.

Festivalde 22 tiyaro!
17 Mart Çarşamba günü başlayacak olan festivalde; Oyuncu Tayfası, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tiyatro Topluluğu, Mimikomedi Tiyatrosu, Sürç-ü Lisan Doğaçlama Tiyatro Topluluğu, Fatih Belediye Tiyatro Topluluğu, Kağıthane Halk Eğitim Merkezi Tiyatro Topluluğu, Menemen Belediyesi Tiyatro Topluluğu, Turkcell Tiyatro Topluluğu, Tevitöl Sahnesi, DestAR-Tiyatro, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Oyuncuları, Tiyatro Fatih, Gibi Yapanlar Tiyatro Topluluğu, Drama Kumpanya, Tiyatro 212, Atölye Tayfası, Ehl-Keyf Doğaçlama Tiyatro Topluluğu, Tiyatro Açıkça, Tiyakomedram, Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü, Yıldız Teknik Üniversitesi Oyuncuları, Kar Yapım oyunlarıyla seyirciyle buluşacak. www.oyuncutayfasi.com.tr (BirGün)

5 Mart 2010 Cuma

İranlı yönetmen Panahi gözaltında


Gözaltına alınan İranlı yönetmen Cafer Panahi'nin, 2009'daki seçim ve sonrasındaki sokak gösterilerine ilişkin bir film hazırlığı içinde olduğu iddia edildi. Oğlu ise "rejim karşıtı film" iddiasını yalanladı.

İranlı Azeri yönetmen Cafer Panahi, geçtiğimiz Pazartesi gecesi ailesi ve evindeki konukları ile birlikte gözaltına alınmıştı. Panahi’nin eşi ve kızının da aralarında bulunduğu 14 kişi dün serbest bırakılırken, Cafer Panahi, Muhammed Rassulof ve Mehdi Purmussa halen gözaltında.

Panahi ve yakınlarının gözaltına alındığı haberi Salı günü, Ahmedinejad muhalifi hareketin internet sitelerinden Rahesabz’da yer almıştı. Panahi’nin baskın sırasında evde olmayan oğlunun verdiği bilgiye göre, ünlü yönetmenin evi sivil giyimli polisler tarafından basılmış, evdeki bilgisayarlara ve pek çok belgeye de el konulmuştu.

Haberin batı basınında da yer alması üzerine konuyla ilgili açıklama yapan Tahran Başsavcısı Abbas Jafari Dolatabadi, Panahi’nin gözaltına alındığını doğrulamış, ancak olayın siyasi boyutunun olmadığını savunarak, “Sanatçı olmasıyla ilgili ya da siyasi bir durum değil. Birtakım suçlar işlediğinden şüpheleniliyor. Soruşturma sürüyor" demişti.

"Rejim karşıtı film çekeceği için tutuklandı" iddiası
Ancak muhalif medya organlarından Tabnak’a göre, Panahi rejim karşıtı bir film hazırlığı içinde olduğu için tutuklandı. İddiaya göre Panahi, İran’da Haziran 2009’da gerçekleştirilen tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimleri ile seçim sonuçları açıklandıktan sonra patlak veren sokak çatışmaları hakkında bir film yapmaya hazırlanıyordu. Hazırlıkları gizlice sürdürülen ve yurtdışında çıkarılarak gösterilmesi planlanan filmden haberdan olan devletin, bir baskınla Panahi ve arkadaşlarını gözaltına aldığı söyleniyor.

Yönetmenin oğlu Panah Panahi ise bu iddiayı yalanladı. Muhalefet lideri Mir Hüseyin Musavi’nin resmi internet sitesi olan Kamele’de yer alan açıklamada, "Babam rejim karşıtı ya da güncel olaylarla ilgili herhangi bir film yapmamıştır. Ancak bu gözaltılar esnasında babam izinleri alınmış olan bir film projesi yürütüyordu” ifadeleri yer alıyor.

50 yaşındaki Cafer Panahi, geçtiğimiz ay gerçekleşen Uluslararası Berlin Film Festivali’nin onur konukları arasında olmasına karşın ülke dışına seyahat etmesi yasaklandığı için festivale katılamamıştı. Panahi ve ailesi, 2009 yazındaki seçim sonrasında yaşanan sokak gösterilerinde ölen Nida Ağa Sultan’ın cenazesine katıldığı için de kısa bir süreliğine gözaltında tutulmuştu.

Kadın sorununa eğilen filmleri ile tanınıyor
Tahran Üniversitesi Sinema-Televizyon Bölümü mezunu olan Panahi, bir süre ünlü İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi’nin yardımcısı olarak çalıştıktan sonra çektiği Beyaz Balon (1995), Ayna (1997), Daire (2000), Kanlı Altın (2003) ve Ofsayt (2006) adlı filmleri ile dünya çapında ilgi uyandırdı. Yeni-gerçekçiliğe yakın bir tarzı olan yönetmen, bunun yanında İran sinemasının genelinde olduğu gibi metaforlara da sıkça başvuruyor.

Yönetmene uluslararası festivallerde ödül getiren "Daire" ve "Ofsayt" filmleri, İran'ın büyük kentlerinde gündelik hayattan kesitler sunarak kadınların kamusal alandan dışlanışını eleştiriyor. Daire ile 2000 yılında Venedik’te Altın Aslan ödülünü alan Panahi, Ofsayt ile 2006 yılında Berlin’de Altın Ayı'ya layık görülmüştü. "Kanlı Altın"da ise, günümüz İran toplumunda zenginler ve yoksullar arasındaki uçurumun bir emekçinin yaşamı üzerindeki yıkıcı boyutları işleniyor.

Panahi’nin de aralarında olduğu birçok İranlı yönetmenin filmleri İran’da gösterim şansı bulamazken uluslararası film festivallerinde ilgiyle izleniyor. Ülkede filmlerin senaryodan gösterim aşamasına dek sıkı bir denetimden geçiriliyor olması, rejime muhalif olduğu ya da dini kurallara uymadığı saptanan filmlerin sansüre takılması, birçok yönetmenin filmlerini kendi ülkelerinde göstermeyi gözden çıkararak doğrudan yurtdışındaki festivallere yönelik çalışmalarına neden olmuş durumda.

Türk sinemasının acı kaybı


Yılmaz Duru'nun cenazesi, Teşvikiye Camisinde ikindi vakti kılınacak.
Yılmaz Duru'nun cenazesi, Teşvikiye Camisinde ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. 1933 yılında Adana'da dünyaya gelen Duru, 1944'te ''Ses'' operetiyle sahneye çıkarak sanat yaşamına adım attı. Duru, bir dönem profesyonel dansçılık yapmasının ardından 1954 yılında oyunculuğa başladı.

Amerika'ya giderek dans öğretmenliği yapan Duru, orada sinema ve televizyon üzerine eğitim alıp, Türkiye'ye döndükten sonra Tura Film adlı bir şirket kurarak yönetmenlik ve yapımcılığa başladı. ''Ekmek Kavgası'' adlı filmle yönetmenliğe başlayan Yılmaz Duru, senaryo çalışmalarının yanı sıra 3 filmin müziklerine de imza attı.
Altın Portakal Ödülü sahibi de olan Duru, ''İnce Memed Vuruldu'', ''Dövüşe Dövüşe Öldüler'', ''İnce Cumali'', ''Zalimler'', ''Erkekler Ağlamaz'' gibi filmlerin yönetmenliğini üstlendi.Duru'nun rol aldığı filmler arasında, ''Çete Şeyh'', ''Ahmed'in Gözdesi'', ''Beni Şafakta Vurdular'', ''Hancı'', ''Ölmek İstiyorum'', ''Gecelerin Hakimi'', ''Acı Zafer'' ve ''Dünya Kadınla Güzel'' adlı yapımlar bulunuyor.

Oscar Ödülleri'nde skandal


Oscar'a aday olan "The Hurt Locker" filminin prodüktörü Nicolas Chartier'in Oscar törenine gelmesi yasaklandı.
Chartier'in 19 Şubat'ta yolladığı "Bize oy verin" e-maili jüri üyeleri arasında tepki yarattı. Pazar günü dağıtılacak Oscar ödüllerinde en iyi film adayı olan ve favoriler arasında yer alan "The Hurt Locker" filminin kazanması için kural dışı yollara başvuran Fransız yapımcı Cartier'in, yolladığı e-mailde Avatar filmini kastederek, "500 milyon dolarlık filmler yerine bize oy verin" yazdığı belirtildi.
Olayın ardından açıklama yapan Mr. Chartier özür dileyerek yaptığının aptallık olduğunu ve ilk kez Oscar'a aday oluşunun bu tavrı için bir bahane olamayacağını, bundan büyük pişmanlık duyduğunu belirtti.

Fazıl Say Abu Dabi'de


Piyanist ve besteci Fazıl Say, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de düzenlenen Al Ain Klasik Müzik Festivali’nde izleyici karşısına çıkacak.
"Abu Dabi Klasik" tarafından düzenlenen Al Ain Klasik Müzik Festivali’nde sahne alacak olan Say, konserde kendi eserlerinin yanısıra George Gershwin’in solo piyano ve caz orkestraları için bestelediği "Rhapsody in Blue" adlı eserini yorumlayacak. Konserde Fazıl Say’a, Şef Daniel Harding yönetimindeki Mahler Oda Orkestrası eşlik edecek.
1898 yılında yapılan ve "Arap Körfezi’nin bahçesi" olarak adlandırılan Al Jahili Kalesi’nin etkileyici atmosferinde düzenlenen festival, doğulu ve batılı müzisyenlerin buluşma noktası kabul ediliyor.

2 Mart 2010 Salı

Caz Festivali Bugün Başlıyor

Adnan Saygun Sanat Merkezi, dünyaca ünlü sanatçıları 17. İzmir Avrupa Caz Festivali’nde ağırlayacak. 17 Mart’a kadar sürecek festivale Avrupalı sanatçılarından büyük destek var.
AHMED Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), 17. İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında dünyaca ünlü isimleri ağırlayacak. İKSEV’in düzenlediği festivale, Büyükşehir Belediyesi’nin dışında İtalyan, Fransız, Alman ve Avusturyalılar da destek veriyor.

Yedi konser bir gösteri

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan ve açıldığı Aralık 2008’den bu yana İzmir’in kültür-sanat yaşamına önemli bir canlılık getiren Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), şimdi İzmir Avrupa Caz Festivali’ne hazırlanıyor. Yedi konser, bir gösteri, bir seminer, atölye çalışması ve sergiden oluşacak olan Festival, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra, İzmir İtalyan Konsolosluğu, İzmir Fransız Kültür Merkezi, Goethe Enstitüsü- İzmir ve Avusturya Kültür Ofisi işbirliğiyle yapılacak.

Muhteşem açılış

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından bugün başlayıp-17 Mart’ta sona erecek 17. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin açılışı dünyanın sayılı koreograflarından ünlü Flamenko dansçısı Antonio Najarro ve Dans Topluluğu tarafından “Jazzing Flamenco” ile yapılacak.

SERGİ VE SEMİNERLER

17. İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında düzenlenecek sergi de, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde İzmirliler ile buluşacak. Festival sonuna kadar açık kalacak olan “8. Caz Afiş Yarışması” kapsamında sergilenmeye değer bulunan 23 afiş, 17 Mart’a kadar AASSM’de gezilebilecek. Yarışmaya katılan 135 afiş arasından Sinan Kapçak’ın çalışması birinci seçilmişti. Festival kapsamında düzenlenecek olan seminer ise 5 Mart 2010 Cuma günü saat 19.00’da İKSEV Salonu’nda yapılacak.

FESTİVAL PROGRAMI

- 2-17 Mart: 8’inci Caz Festivali Afiş Yarışması Sergisi

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM)

- Bugün / 20.30 Açılış Gösterisi (AASSM Büyük Salon)

“JAZZING FLAMENCO”ANTONIO NAJARRO DANS TOPLULUĞU

- 4 Mart Perşembe / 20.30 (AASSM Küçük Salon) “On The Road To Damascus”

LUIGI CAMPOCCIA QUARTET feat. ÖNDER FOCAN & ŞENOL FİLİZ Luigi Campoccia, piyano / Daniele Malvisi, tenor ve soprano saksofon / Rossano Gasperini, bas / Paolo Corsi, davul ve perküsyon / Önder Focan, gitar / A.Senol Filiz, ney

- 5 Mart, Cuma / 19.00 (İKSEV Salonu) Seminer: “100 YILLARA DJANGO REINHARDT”

Konuşmacı: Francesco Martinelli, caz tarihçisi

- 7 Mart, Pazar / 20.30 (AASSM Küçük Salon) AÇIK CAZ ORKESTRASI Final Konseri

- 9 Mart, Salı / 20.30 (AASSM Küçük Salon) LAIA GENC- LIAISON TONIQUE 5 Daniel Casimir, trombon / Alban Darche, saksofon / Laia Genc, piyano / Sebastian Gramss, bas / Nils Tegen, davul

- 10 Mart, Çarşamba / 20.30 (AASSM Küçük Salon) MATTHIAS SCHRIEFL 6, ALPS & JAZZ Niels Klein, klarinet, saksofon / Florian Trübsbach, obua, klarinet, piccolo flüt, saksofon / Federico Aluffi, fagot, tenor saksofon / Jeffrey A. “Jam” McGuire, korno / Peter Heidl, flüt, tenor saksofon / Matthias Schriefl, trompet, flugelhorn, sousaphone

- 13 Mart, Cumartesi / 20.30 (ASSM Küçük Salon) ANDY MANNDORFF TRIO Andy Manndorff, gitar / Achim Tang, bas / Reinhardt Winkler, davul

- 15 Mart, Pazartesi/ 20.30 (AASSM Küçük Salon) JEFF GIANSILY QUARTET Jef Giansily, piyano / Engin Recepoğulları, saksofon / Kağan Yıldız, bas / Ferit Odman, davul

- 17 Mart, Çarşamba / 20.30 (AASSM Büyük Salon) FATIMA SPAR AND THE FREEDOM FRIES

Fatima Spar, vokal / Alexandar Wladigeroff, trompet / Andrej Prozorov, saksofon / Milos Todorovski, akordeon / Florian Wagner, gitar / Philipp Moosbrugger, bas / Erwin Schober, davul

USTALARIN KONSERi

Festival kapsamında Luigi Campoccia, Daniele Malvisi, Rossano Gasperini ve Paolo Corsi’den oluşan Luigi Campoccia Quartet; 5, 6 ve 7 Mart günleri genç cazcılarla atölye çalışması yapacak. Bu çalışmalara katılan iki genç sanatçı burslu olarak İtalya’daki Uluslararası Siena Ustalık Sınıfları’na katılma hakkı kazanacak. Açık Caz Atölyesi’ne katılan tüm öğrenciler, 7 Mart 2010 Pazar günü saat 20.30’da AASSM Küçük Salon’da ustalarıyla birlikte konser verecekler. Konser, ücretsiz olarak gerçekleşecek.