28 Şubat 2010 Pazar

Kitap Kurtları, Bursa 8. Kitap Fuarı'nda Buluştu


Bursa 8. Kitap Fuarı, Tüyap Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde Kapılarını Kitapseverlere Açtı.

Tüyap Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen Bursa 8. Kitap Fuarı, 27 Şubat -7 Mart 2010 tarihleri arasında kitapseverlere açık olacak. İki salonda 216 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen Bursa 8. Kitap Fuarı'nda aynı zamanda söyleşi, panel, şiir dinletisi ve çocuk etkinlikleri gibi 81 kültür etkinliği gerçekleştirilecek. Açılışa

başta kent merkezi olmak üzere komşu illerden de çok sayıda ziyaretçi kabul eden kitap fuarı, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Açılışta konuşan Tüyap Bursa Fuarcılık AŞ Genel Müdürü İlhan Ersözlü, Bursa Kitap Fuarı'nın 8 yılda çok önemli bir gelişim kaydettiğini belirterek, "Fuarımız ilk günden bu yana her gün büyüyerek devam etti. Gururla söylüyorum, geçtiğimiz seneye göre yüzde 15 büyüme kaydetti fuarımız. Bursa Kitap Fuarı kurulduğu günden bu yana 8 yılda 1 milyon 300 bin kitapsever tarafından ziyaret edildi. Bu yıl ise 200 bin ziyaretçiyi hedefliyoruz." dedi.

Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Kocatürk de 2000'li yıllardan sonra yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen Türkiye'de kitap yayıncılığında önemli mesafe katedildiğini belirterek, kişi başına yaklaşık 7 kitap düştüğünü söyledi.

OKUR VE YAZAR BULUŞMALARI

Fuar kapsamında İnci Aral, Sunay Akın, Üstün Dökmen, Adnan Binyazar, Ataol Behramoğlu, Ahmet Telli, Erdal Atabek, Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner, Özcan Karabulut, Cemil Kavukçu, Canan Tan, Mine Soysal, Ercan Karakaş ve Şükran Soner gibi pek çok yazar, şair ve bilim insanı katılarak, 9 gün süresince imza günlerinde okurlarıyla buluşma fırsatı bulacak.

Kitap Fuarı kapsamında 7 Mart 2010 Pazar günü TÜYAP ve Nilüfer Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi ortak etkinliklerle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayacak. Gün boyu panel, belgesel film gösterimi ve söyleşiyle devam edecek etkinlikler Sevgi Korosu'nun seslendireceği bir dinletiyle sona erecek.

FUAR'IN SERGİLERİ

Kitap fuarı bu sene birbirinden önemli sergilere de ev sahipliği yapacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından gerçekleştirilen 'Bursa'yla Gurur Duyuyorum Projesi' kapsamında düzenlenen 'Bursa'dan Tarihe Yön Veren Olaylar Sergisi' fuar süresince ziyarete açık olacak. Bursalılara geçmişte sahip oldukları kurucu, girişimci ve öncü ruhunu tekrardan anımsatan sergide Bursa'dan Türkiye ve Dünya tarihine mal olmuş 36 sergi görseli bulunuyor.

Fuarda düzenlenen diğer sergi ise 2009 yılında Mehmet Dağ'ın renkli ve Engin Yavaş'ın siyah/beyaz çektikleri karelerinden oluşan 'Dalmak Özgürlüktür' fotoğraf sergisi. Uludağ Üniversitesi'nde ve Bursa'da bulunan engellilere yüzme ve donanımlı dalış eğitimi vermek, onların bu projeyle sosyal yaşamda ve sportif faaliyetlerde daha etkin olmalarını sağlamak amacıyla oluşturuldu. Proje, 1992 yılında kurulan Uludağ Üniversitesi Sualtı Topluluğu'nun yürüttüğü bir çalışma.

'Anadolu'da Yolculuk' fotoğraf sergisi ise Yolculuk dergisinin yaklaşık 6 yıldır adım adım kat ettiği köyleri, şehirleri, dağları, yaylaları ve buralarda sürüp giden birbirinden farklı, birbirinden renkli yaşamları, asırlardır devam eden gelenekleri, kaybolmaya yüz tutmuş zanaatları konu ediniyor. Fotoğraflar, izleyicileri Anadolu'nun zengin topraklarında bir yolculuğa çıkarıyor.

Bursa 8. Kitap Fuarı'nda yer alacak bir diğer sergi de 'Nilüfer'in Kadınları' fotoğraf sergisi.

Nilüfer Kent Konseyi Çalışma Grubu bünyesinde kurulan Vizör Grup tarafından çekilen kareler Nilüfer'de yaşayan kadınları konu ediniyor.

ÜÇ FUAR BİR ARADA

Bursa 8. Kitap Fuarı, 3 -7 Mart 2010 tarihleri arasında Tüyap Bursa Fuarcılık AŞ tarafından Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Uludağ Üniversitesi desteği ile Bursa Eğitim Fuarı, Bursa 6. Yurtiçi - Yurtdışı Eğitim Fuarı ve Bursa Sağlık Hizmetleri Fuarı ile birlikte gerçekleştirilecek.

Girişin ücretsiz olduğu Bursa 8. Kitap Fuarı, 27 Şubat - 6 Mart 11.00 - 20.00, kapanış günü olan 7 Mart 2010 tarihinde ise 11.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

İş Bankası Koleksiyonu, Türk Resim Sanatının Tarihini Yansıtıyor


Türkiye İş Bankası, 800'e yakın sanatçının, 2000'den fazla eserinin yer aldığı koleksiyonu ile Türkiye'nin en önemli sanat eserleri koleksiyonlarından birine sahip.

Türk resim sanatının kronolojik akışı içerisinde ortaya çıkan dönemleri ve bu dönemlerin ustalarının yapıtlarını içeren bu zengin koleksiyon, resim tarihimizin özetini sunuyor. Koleksiyonda 19. yüzyılın ikinci yarısından günümüze dek uzanan geniş bir döneme ait 2000'den fazla eser yer alıyor.

Şeker Ahmet Paşa, Hüseyin Zekai Paşa, Şeref Akdik, Vecih Bereketoğlu, Şeref Bigalı, İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nüzhet İslimyeli, Hikmet Onat, İbrahim Safi gibi Türk sanat tarihinin önemli isimlerinin eserlerinin yer aldığı İş Bankası sanat eserleri koleksiyonu, Türk resim sanatının gelişim çizgisini ve geçirdiği sanatsal evrelerini tanımak anlamında benzersiz niteliğe sahip.

Koleksiyonda aynı zamanda İnas Sanayi-i Nefise'nin ilk mezunları olan kadın sanatçılar da yer alıyor. Nonfigüratif resimlerin ustalarının birleştiği Yeniler Grubu, 1950 yıllarında kurulan, Orhan Peker, Leyla Gamsız Sarptürk, Mehmet Pesen, Fikret Otyam, Osman Zeki Oral ve Turan Erol'dan oluşan ve On'lar Grubu çerçevesinde toplanan sanatçılar da bu özel koleksiyonda bir arada bulunuyor. Cevdet Bilgişin, Kenan Tezcan, Naci Kalmukoğlu, Pertev Boyar, Cevat Erkul, Adil Doğançay, Celal Uzel, Selehattin Teoman, Mustafa Turgut Tokat, Ayetullah Sümer gibi eski ustalar bu eşsiz koleksiyonda yer alıyor.

Hamit Görele, Adnan Varınca, Şefik Bursalı, Ziya Keseroğlu, Nejat Melih Devrim, Hakkı Anlı, Eren Eyüboğlu, Arif Kaptan, İlhami Demirci, İbrahim Balaban, Neşet Günal, Adnan Çoker, Saim Özeren, Seyfi Toray, Saip Tuna, Sami Lim, Nurettin Ergüven, Ferit Apa, Nusret Karaca, Hulusi Mercan, İsmail Altınok, Kristin Salari, Naile Akıncı, Kayıhan Keskinok, Şeref Bigalı, Nihat Akyunak, Cemal Güvenç, Adnan Turani, Tülin Onat, Halil Akdeniz, Gökhan Anlağan, Bedri Baykam koleksiyona değer katan diğer önemli sanatçılardan. Ayrıca özgün naif yorumları ile Turgut Zaim, İ. Cemal Karaburçak, Fahir Aksoy, Nadide Akdeniz ve Yalçın Gökçebağ da koleksiyonda yer alıyor.

Türkiye İş Bankası resim koleksiyonunun ilk adımları, Türkiye'de koleksiyon yapma bilincinin oluşmadığı bir dönemde, ekonomik kalkınmanın gerçekleşmeye başladığı 1940'lı yılların başında atıldı. 1939 yılında Atatürk'ün isteği üzerine düzenlenen Devlet Resim ve Heykel Sergileri, özgün Türk sanatının temellerinin atıldığı ilk etkinliklerdi. Aynı bilinçle hareket eden Türkiye İş Bankası, 1940 yılında açılan 2. Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nden resim satın alarak sanat eserleri koleksiyonu oluşturmaya başladı. Genel Müdür Yardımcısı Saim Aybar'ın desteğiyle gerçekleşen bu girişimle, Hikmet Onat'ın "Ortaköy Manzarası", Şevket Dağ'ın "Rüstem Paşa Camii İçi" ve Vecihi Bereketoğlu'nun "Kayık ve Evleri" adlı eserleri koleksiyonun ilk resimleri oldu. Bu şekilde başlayan girişim, döneminin çok ötesinde bir yaklaşım göstererek ülkemizdeki koleksiyonculuğun da temellerini attı.

İzleyen dönemlerde, Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği, D Grubu gibi oluşumlar ile Halkevleri ve Yurt Sergileri gibi dönemin önemli sanat olaylarını takip eden Banka yetkilileri sanat eserleri koleksiyonunun zenginleştirilmesini sağladı.

Türk Gölge Oyununu Japon Sanatçılar Sahneledi

Türkiye ve Japonya ilişkilerini güçlendirmek amacıyla düzenlenen "2010 Türkiye'de Japon Yılı" etkinlikleri kapsamında Bursa'da Japon oyuncuların sergilediği gölge oyunu sahnelendi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen gece öncesi düzenlenen kokteyle Japonya İstanbul Başkonsolosu Katsuyoshi Hayashi'nin yanı sıra çok sayıda Türk ve Japon vatandaş katıldı. Tayyare Kültür Merkezi büyük salonda düzenlenen Japon Gölge oyunu, 'Prenses Kaguya'nın Hikâyesi' izleyenlere keyifli anlar yaşattı.

2010 Türkiye'de Japon Yılı Şubat ayının son etkinliği olarak Kageboushi Tiyatro Topluluğu tarafından Bursa Tayyere Kültür Merkezi'nde geleneksel gölge oyunu sahnelendi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Recep Demirhan, bu tür etkinliklerle iki ülke arasında köprü kurulabileceğini belirtti.

Japonya İstanbul Başkonsolosu Katsuyoshi Hayashi da, Türkiye ve Japonya arasında sıkı ilişkiler kurmak istediklerini belirterek, bu anlamda iki ülke hükümetinin de desteği ile bunu gerçekleştireceklerini ifade etti.

Hayashi, Türk gölge oyunu başyapıtı olan Karagöz-Hacivat'ın Bursa merkezli olmasından dolayı sahnelenen Japon gölge oyununun da ayrı bir anlam taşıdığını sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından Başkonsolos Hayashi'ye üzerinde İznik çinisi bulunan plaket ve Bursa'yı tanıtan bir kitap hediye edildi.

Plaket törenin ardından Japonya'nın en eski edebi eserlerinden 'Taketori Monogatari'den alınan ve Kage-e'yi tekniği ile sahnelenen "Prenses Kaguya'nın Hikâyesi" adlı gölge oyun izleyiciden tam not aldı. Görsel şovlarıyla izeyenleri büyüleyen oyun, kostüm ve ışık gösterisi ile de ilgi topladı.

27 Şubat 2010 Cumartesi

Sezonun Sürpriz Filmi 5 Mart'ta Sinemalarda

Yapımcılığını ANSE'nin gerçekleştirdiği Komedi-Dram türündeki sezonun sürpriz filmi "Eşrefpaşalılar" 5 Mart 2010'da vizyona giriyor.

Yapımcılığını M.Yusuf Kulaksız'ın üstlendiği, senaryosunu Burak Tarık'ın yazdığı Eşrefpaşalılar filminin yönetmeni Hüdaverdi Yavuz. Filmde sinema ve tiyatro dünyasından çok sayıda isim oynuyor. Sinan Taymin Albayrak, Turgay Tanülkü, Burak Tarık, Hüseyin Soysalan, Sermin Hürmeriç, Deniz Özpınar, Savaş Bayındır, Ali Yaylı, Serkan Öztürk, Ömer Pekin, Sibel Öztürk, Fırat Paşayiğit ve Vural Arısoy filmin kadrosunda yer alan isimler.

Filmin Görüntü Yönetmenliğini Rico, Sanat Yönetmenliğini Ege Dora, müziklerini ise ünlü müzisyen Yücel Arzen yaptı. Post Prodüksiyonu DigiFlame'de gerçekleşen filmin dağıtımını ise Medyavizyon yapıyor.

Kültür Bakanlığı'nın katkılarıyla gerçekleşen filmin diğer sponsorları; Royal Halı, T-Tech, Bankasya, Koray Mağazaları ve Maltepe Yayınları. 100 kopya ile tüm Türkiye'de sinema salonlarında olacak filmin biletleri MyBilet satış kanallarında ve web sayfasından online olarak satılacak.

ANSE'nin aslında tiyatro oyunlarından biri olan Eşrefpaşalılar sahnelerden sinema perdesine geçiyor. 3 yıl boyunca tüm Türkiye'de turneye çıkan ve 400 binden fazla kişinin izlediği oyun çok beğeniliyor. Bir yandan turnelerine devam eden oyunu sevenleri sinemada merakla bekliyor. Filmin fragmanının Daily Motion'da tıklanma sayısı kısa sürede 100 Bine yaklaştı. Google Analytics Raporlarına göre ise filmin yalnızca Türkiye'de değil dünyanın birçok yerinde merakla beklendiği anlaşılıyor. Almanya'dan ABD'ye, Fransa'dan İngiltere'ye, Kanada'dan Belçika'ya Eşrefpaşalılar filmine şimdiden ilgi büyük.

Film, komedi türünde çok önemli bir model teşkil ediyor. Küfür ve argodan uzak mizah anlayışı ile daha önce tiyatroda güldürdüğü insanları, sinema perdesinde de güldüreceğinden kuşku duyulmuyor. Filmin hedefi ise her aileden en az 3 kişi! Yani Eşrefpaşalılar ailelerin çocuklarıyla rahatça gidip eğlenebileceği bir film olacak.

PRODÜKSİYON

Filmin çekimlerinin tamamı İstanbul'da gerçekleşti. Çekimler 2 Aralık'ta başladı ve 4 hafta sürdü. Çekimde kullanılan ana mekanlar; Balat, Eyüp, Ayvansaray'dı. Özellikle Balat ve Eyüp'ün caddeleri, sokakları, kahvehanesi ve evleri kullanıldı. Eyüp'deki ZalMahmutpaşa Külliyesi, Aksaray'ın gece kulüpleri, Bağdat Caddesi Nispet Bar, Cankurtaran'daki Metruk binalar ve meyhane kullanılan diğer mekanlardı. Film geçtiği mahalleler itibariyle çok sıcak bir atmosferde geçti. Mahallenin gerçek sakinleri varlıklarıyla filme renk kattılar.

Filmde 512 yardımcı oyuncu kullanıldı.

Film boyunca 3 kez yağmurlama sistemi kullanıldı. Yağmurlama sahneleri boyunca 66 ton su tüketildi.

Filmde yer alan Zeybek ve Kabadayı kapışma sahnesi için oyuncular koreograflarla özel olarak çalıştı.

Son sahnelerin çekimleri ise 30 saat sürdü.

“Charlie Parker “ nefes kesecek!


34 Yaşındaki Rusya doğumlu genç saksafoncu Dmitry Baevsky “Charlie Parker “ parçalarından oluşan repertuarı ile 4-5-6 Mart tarihlerinde Caz’ın merkezinde….
1976 Doğumlu Dmitry Baevsky müziğe once piyano ile başlayıp daha sonar 1991 yılında Mussorgsky Konservatuarın da Rusyanın efsanevi caz saksafoncusu Gennady Golstein ile birlikte çalışmaya başlamıştır..1996 da Amerika da New School Üniversitesine 4 yıllığına ful burs ile Kabul edilene kadar Rusya da çeşitli caz festivallerinde çaldı.Üniversite yıllarında Buster Williams, Benny Powell, Joe Chambers, Arnie Lawrence ve Cecil McBee gibi müzisyenler ile birlikte çalışma fırsatı oldu.Mezun olduktan sonra New York da Cedar Walton, Jimmy Cobb, Barry Harris, Louis Hayes, John Webber, Dennis Irwin, Joe Cohn, Peter Bernstein, Harry Allen, Joe Magnarelli, Ryan Kisor gibi birçok müzisyen ile birlikte çalmaya başladı.
2005 yılında Baevsky Lineage Record’dan ilk Cd’sini çıkardı ve bu albümde Cedar Walton, Jimmy Cobb ve John Webber gibi efsane müzisyenler ile birlikte kayıtlar yaptı.
34 yaşındaki yetenekli alto saksafoncu Dmitry Baevsky kendisi gibi alto saksafoncu olan dünyanın en efsanevi caz müzisyenlerinden birisi olarak Kabul edilen Charlie Parker’ın parçalarından oluşan repertuarı ile JC’S de caz severlerin karşısında olacak…Gerçekten nefesleri kesecek bir caz şöleni yaşayacağız..
Dmitry Baevsky(Alto sax), Yves Brouqui(g), Mathias Allamane(b), Philippe Soirat(d)
Yer : İstanbul Caz Center JC’S
Kapılar açılış :19:00
Konser başlangıç : 21:30 – 00:30
Giriş ücreti :Her set Masa 20 TL, Bar 15 TL

26 Şubat 2010 Cuma

Kocaeli Şehir Tiyatroları 2010 Mart Ayı Programı

Tarih SDKM Büyük Sahne Saat
03 Mart Çarş DON KİŞOT PETMEN’E KARŞI (Ç.O) 11:00
04 Mart Perş. AY IŞIĞINDA ŞAMATA 20:00
05 Mart Cuma AY IŞIĞINDA ŞAMATA 20:00
06 Mart C.tesi. AY IŞIĞINDA ŞAMATA 15:00-20:00
07 Mart Pazar DON KİŞOT PETMEN’E KARŞI (Ç.O) 14:00
10 Mart Çarş. DON KİŞOT PETMEN’E KARŞI (Ç.O) 11:00
11 Mart Perş. AY IŞIĞINDA ŞAMATA 20:00
12 Mart Cuma AY IŞIĞINDA ŞAMATA 20:00
13 Mart C.tesi AY IŞIĞINDA ŞAMATA 15:00-20:00
14 Mart Pazar DON KİŞOT PETMEN’E KARŞI (Ç.O) 14:00
17 Mart Çarş. DON KİŞOT PETMEN’E KARŞI (Ç.O) 14:00
18 Mart Perş. RİTA 20:00
19 Mart Cuma RİTA 20:00
20 Mart C.tesi RİTA 15:00-20:00
21 Mart Pazar DON KİŞOT PETMEN’E KARŞI (Ç.O) 14:00
24 Mart Çarş. BENİM GÜZEL PABUÇLARIM (Ç.O) 11:00
25 Mart Perş. İKİ EFENDİNİN UŞAĞI 20:00
26 Mart Cuma İKİ EFENDİNİN UŞAĞI 20:00
27 Mart C.tesi İKİ EFENDİNİN UŞAĞI 15:00-20:00
28 Mart Pazar BENİM GÜZEL PABUÇLARIM (Ç.O) 14:00
31 Mart Çarş. BENİM GÜZEL PABUÇLARIM (Ç.O) 14:00

Tarih SDKM Oda Tiyatrosu Saat
03 Mart Çarş. ÇATIŞMALAR 20:00
10 Mart Çarş. ÇATIŞMALAR 20:00
17 Mart Çarş. ÇATIŞMALAR 20:00
22 Mart P.tesi ANTIGONE 18:00
23 Mart Salı MACBETH 18:00
24 Mart Çarş. MÜFETTİŞ 18:00
24 Mart Çarş. PEYNİRLİ YUMURTA 20:00
25 Mart Perş. GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM 18:00
26 Mart Cuma DERVİŞ VE ÖLÜM 18:00
31 Mart Çarş. PEYNİRLİ YUMURTA 20:00

Tarih Gebze Osman Hamdi Bey Sahnesi Saat
02 Mart Salı MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O) 14:00
07 Mart Pazar İKİNİN BİRİ 20:00
09 Mart Salı MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O) 14:00
14 Mart Pazar İKİNİN BİRİ 20:00
16 Mart Salı MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O) 14:00
21 Mart Pazar İKİNİN BİRİ 20:00
25 Mart Perş. MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O) 14:00
28 Mart Pazar İKİNİN BİRİ 20:00
30 Mart Salı MUTLULUK GEZEGENİ (Ç.O) 14:00

Tarih SDKM Masal Odası Saat
06 Mart C.tesi KÜÇÜK KAR TANELERİ 12:00
13 Mart C.tesi KÜÇÜK KAR TANELERİ 12:00
20 Mart C.tesi KÜÇÜK KAR TANELERİ 12:00
27 Mart C.tesi KÜÇÜK KAR TANELERİ 12:00

hergün bir şair (Metin Altıok)


14 Mart 1941 yılında Bergama, İzmir'de doğdu. Karşıyaka Lisesi ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümünü bitirdi. Bingöl Lisesi'nde Felsefe Grubu Öğretmenliği ve daha sonra sürgün olduğu Bingöl'ün Genç ilçesinde, ayrıca Karaman İmam Hatip Lisesi'nde felsefe öğretmenliği yaptı. İşçi Partisi üyesi olarak devrim mücadelesine partili bir aydın olarak katıldı.[1] [2]
Sivas katliamından (2 Temmuz) ağır yaralı olarak kurtuldu ancak komadan çıkamayarak 9 Temmuz 1993'te Ankara'da vefat etti.

Şiirleri 70'li yıllarda yayımlanmasına karşın Metin Altıok, şiirlerinin kaynakları bakımından 60'lı yılların geç ürün veren (ya da geç yayınlanan) şairlerinden biri olarak nitelendirilebilir.
Gezginde Servet-i Fünun'dan, Ahmet Haşim'den, Dranas'dan, İkinci Yeni'ye, ve 60'lı yıllar şiirinin bazı ortak söyleyişlerine kadar çeşitli etkilenmeler bulunmaktadır. Bu kuşağın en romantik, duygucu şairleri arasında olan sanatçının dili yalındır. Benzetme yapmayı, anlaşılması güç olmayan simgeler kullanmayı sevdi. Bu kitabında halk şiiri biçimlerinden de yararlandı.
Yerleşik Yabancı'da tüm şiirleri tek bir şiirmiş izlenimi uyandırmakta, söyleyişte ve konularda benzerlikler bulunmaktadır. Buna karşın, Kendinin Avcısında kendine özgü bir ses, romantik, acılı ve yalın bir söyleyiş gözlenir. Simge, alegori ve mecazlardan ölçülü bir tutumla yararlandığı bu şiirleriyle Türk şiirinin lirik geleneklerine bağlanmaktadır.

--------------------------------

yol uzun, gece kara.
sevgi tasiyorum
gozlerim yana yana.
yugrulmus yuregim
tuz, biber ve kimyonla.

benim yeryuzunde
ah-u zarim var.

yol uzun, gece kara.
gulum benden uzakta
eski baharat yollarinda
gidiyorum, gidiyorum
tik nefes bir kamyonla.

benim yeryuzunde
arz-i halim var.

yol uzun, gece kara.
ben bu garip yolculukta,
cogaldikca cogaldim.
evvel bir idim
simdi milyonla.

Metin Altıok