10 Şubat 2010 Çarşamba

Hedef gösterilen tiyatroya mühür


15 Şubat’ta, kendini bir porno yıldızının vücudunda bulan ‘melek’in öyküsünü anlatan ‘Yala ama Yutma’ adlı oyunu sahneleyecek olan Kumbaracı50 sahnesi, önceki gün Beyoğlu Belediyesi’nce mühürlendi....
Altıdan Sonra Tiyatro’nun 10. yılında, geçtiğimiz kasım ayında açtıkları bir üretim ve gösteri alanı olan Kumbaracı50 sahnesi pazartesi akşamı Beyoğlu Belediyesi tarafından yangın merdiveni olmadığı gerekçesiyle mühürlendi.
Sahnenin internet sitesine, “Sahnemiz 8 Şubat Pazartesi günü Beyoğlu Belediyesi’nin tespit ettiği eksiklikler nedeniyle geçici bir süre etkinliklerine ara vermiştir. Eksiklikler tamamlandığında tekrar görüşmek üzere” şeklinde bir açıklama konuldu.
Telefonla görüştüğümüz sahnenin kurucusu Nilgün Kurt, yangın merdiveni siparişleri olduğunu ve yasal işlemlere başladıkları için açıklama yapmayacaklarını belirtti.

Vakit haber yapmıştı
Kumbaracı50, en son, 15 Şubat’ta sahnelenmeye başlayacak “Yala Ama Yutma” adlı oyunuyla ilgili Vakit Gazetesi’nin 1 Şubat’ta yaptığı haberlerle gündeme geldi.
Vakit gazetesi haberinde metni Özen Yula’ya ait olan, başrolünde Saraybosna Film Festivali ve Altın Koza’nın da aralarında bulunduğu pek çok festivalden en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Ayça Damgacı’nın rol aldığı “Yala Ama Yutma” adlı oyuna ‘ağır’ ithamlarda bulundu.
Oyunu pornografik olarak nitelendiren haberde, oyunda pek çok tahriğin yer aldığı iddia edilerek bu durumun hem Müslümanları hem de diğer dinlere mensup kişileri kızdıracağı ifade edildi.
Tiyatrodan yapılan ilk açıklamada, oyunun herhangi bir dine saldırı ya da aşağılama unsuru içermediğine dikkat çekilerek “Oyunla ilgili provokasyonlar konusunda herkesin sağduyulu davranmasını rica ediyoruz. Bundan sonra da bu sanat olayına yönelik herhangi bir şiddet gerçekleşirse sorumluları açıktır” denildi.

Belediye: Ruhsatı eksikti
Bütün bu gelişmelerin ardından Beyoğlu Belediyesi’nin önceki gün uyguladığı mühürleme kararı akıllara, bunun provokasyon önlemi olup olmadığı sorusunu getirdi.
Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Beyoğlu Belediyesi şu açıklamayı yaptı:
“Sahne, ruhsatla ilgili olarak eksik belgeyle müracaat etti. İtfaiyenin can güvenliğiyle ilgili şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle kanuni bir işlem yapıldı. Konunun basında çıkan haberlerle ilgisi yok.”
MELEK’İN 24 SAATİ
Oyunun konusu kısaca şöyle: Kurallara göre yüzyılda bir ‘sınanma’dan geçmek için yeryüzüne bir melek gönderilir. Bu meleğin görevi 24 saat içinde en azından bir insanı ‘iyilik adına’ yola getirmek. Melek bu görevi başarırsa yeniden yüz yıl melek olarak devam edecek, eğer başarısız olursa da dünyada insan olarak kalacaktır. Bu sınanmaya tabi tutulan oyunun baş kahramanı Melek (Ayça Damgacı), kendini Türkiye’de bir porno film setinde, oyuncu Leyla’nın bedeninde bulur.
İdil Biret konseri benzetmesi
Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi Başkanı Üstün Akmen olayla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Bu mühürleme olayı, aslında geçtiğimiz temmuz ayında Topkapı Sarayı’ndaki İdil Biret konseri öncesi ‘mini etekli kızların servis ettiği şarapları içecekler’ tevatürünü yayarak konserin provoke edilmesinin bu kere de Kumbaracı50’de tekrarlanmaması için basiretsiz yönetimin aldığı tedbirden başka bir şey değildir. Bu mühür, tiyatroya balyoz indirilmesiyle, buldozer saldırısıyla eş değerdir. ‘Yala, ama Yutma’ başlıklı tiyatro oyununun gösterimi böylece engellenmiştir, ancak asla ve asla yalanıp yutulacak bir olay değildir.”

hayaller..

Yine hayaller..

Hiç bitmeyecek bir düşünceler silsilesinin terkisine diz çökmüş, sadece hüznün kelimelerini biliyorum ben. Yazık.

Oysa ne olurdu sanki yarin teninde tenim, söylediğim sözlerin bir ömrü olsa? Be bilinse kıymeti kıyametten önce hani..

Kime deydiyse gözlerim hep acı gördüm. Çocukluğumda sütümdeydi o, olgunluğumda saçımın akında!

Uyusam uyansam keşke, her şey farklı olsa..

Geçmişimden pişman değilim fakat yinede dokunuyor bunca gözyaşı erkek adama!

Yutkunuyorum, kara bir delikten içeri süzülüyor mutsuzluğum. Yanaklarım ıslanıyor. Gözyaşlarım son damlasına kadar kuru oysa peki neden? Neden hala…?

Düşünüyorum öyleyse? demiştim. Descartes’dan örneklemişti arkadaşım. Öyleyse varım!
Varla yok arasında yerim ve karanlık önüm arkam sağım solum! Tükeniyorum, kalmadı hiç umudum!

Kim vurduya gitmiş örtbas bir cinayeti her gün tekrar yaşıyorum. Her gün aynada kendimi öldürüp defalarca, defalarca yüzümü yıkıyorum!

Kendi yitirmenin eşiğinden atladım artık, artık hiçbir surette var olamaz aşka yüz tutmuş bedenim. İçimde hüznü var sahile vurmuş boş bir teknenin!

Sevgiyle gelen gelsin demek isterdim. Ne olursa olsun gelsin yada insan. Ve fakat öyle yandı ki canım sürekli kucak açmaktan..

Yoruldum.

Anlatamam!




uur

9 Şubat 2010 Salı

Isparta Belediye Tiyatrosu Sahne Almaya Hazırlanıyor


Isparta Belediyesi Tiyatrosu yeninden sahne almak için çalışmalarına başladı. İki perdeli müzikli kabare oyunu ile yeniden sahne alacak olan ekip, çalışmalarını Barış Karabulut yönetiminde sürdürüyor.

Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Hasan Arıtürk, Isparta Belediyesi bünyesindeki tiyatronun, 22 kişilik gönüllü yeteneklerden oluşan kadrosu ile çalışmalarına başladığını söyledi. Arıtürk, "Isparta Belediyesi Şehir Tiyatrosu, perdelerini 2 perdelik müzikli kabare oyunu ile sahnelemeyi düşünüyor. Oyunu derleyen ve yöneten kardeşimiz Barış Karabulut ve oyuncularımız amatör olmalarına rağmen çok istekli ve azimli bir şekilde programa hazırlanıyorlar." dedi.

Tiyatro işinin bir ekip işi olduğunu ifade eden Arıtürk, Ispartalılara, çevre illere ve ilçelere güzel bir oyunla 'merhaba' demek istediklerini kaydetti. Buna bağlı olarak tiyatroyu izleyicilere daha çok sevdirmek için izleyicileri güldürmeyi ve izleyicileri günün stresinden bir günlük de olsa kurtarmayı amaçladıklarını ifade eden Arıtürk, "Oyunu mart ayında halkımızla buluşturmayı hedefliyoruz. Haftanın belirli günlerinde oyunumuzu halkımıza sergilemeye devam etmeyi düşünüyoruz." diye konuştu.

Hayırsever Necla Aktar, Merhum Eşi Adına Ege Üniversitesi'ne Yurt Yaptırıyor

09.02.2010- Ege Üniversitesi (EÜ) Öğrenci Köyü'ne 36 odalı yurt yaptıracak olan Necla Aktar'la protokol imzalandı. İmza töreninde konuşan EÜ Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, öğrencilerin en önemli ihtiyaçlarının barınma ve beslenme olduğunu belirtti.

Hayırsever Aktar'ın İzmirlilere örnek olacağını kaydeden Yılmaz, İzmir'de 110 bin öğrenci bulunduğunu belirterek, EÜ Öğrenci Köyü'nde bin 550 kişi olduğunu, yeni blok inşaatına başlandığını ancak bunun da beklentiyi karşılamayacağını söyledi. Aktar'ın, 2000 yılında vefat eden eşi Ali Rıza Aktar adına yap-devret yöntemiyle yurt yaptıracağını vurgulayan Rektör Yılmaz, odalarının ikişer kişilik olacağını ifade etti.

Necla Aktar ise protokolün imzalanmasını, 56. evlilik yıldönümlerine denk getirdiğini söyledi. Yurtta tıp fakültesi öğrencileri için kontenjan ayrılmasını isteyen Aktar, "Aşk, saygıyla birlikte vardır ve öyle devam eder. Bu yurdu, eşime duyduğum sevgi için yaptırıyorum." dedi.

Bin 56 metrekare alan üzerine 352 metrekare olarak yaptırılacak yurt, iki katlı olacak. toplam 36 odalı ve 72 yatak kapasiteli yurtta etüt salonu, üç görüşme odası, mutfak ve televizyon adaları bulunacak.

Tarihi Konak Kütüphane Olarak Hizmete Girdi


Bursa'da tarihi mirası ayağa kaldırarak işlevsellik kazandırma çalışmaları kapsamında restore edilen Şehbenderler Konağı, kütüphane olarak hizmete açıldı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, açıklamasında, kentin en önemli kültürel ziynetlerinden olan Şehbenderler Konağı Kütüphanesi'nin Bursa için önemli bir sivil mimarlık örneği olduğunu söyledi.

Şehbender kelimesinin 'dış temsilci ve konsolos' anlamına geldiğini söyleyen Başkan Altepe, 1989 yılına kadar Feriha Şehbenderler ve 2003 yılına kadar da ailenin yardımcısı Ayşe Hikmet Kılınç tarafından kullanılan konağın, daha sonra Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından değerlendirildiğini ve Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek, asırlık Şehbenderler Konağı'nın aslına uygun olarak yenilendiğini kaydetti.

Bursa'nın en önemli kültürel mekanlarından olan Şehbenderler Konağı'nın, 19. YY'dan kalma geleneksel Türk evi tarzındaki tarihi mimarisiyle göze çarptığını söyleyen Başkan Altepe, "İbrahimpaşa Mahallesi'nde bulunan, Bursa Kız Anadolu Lisesi ile Erkek Anadolu Lisesi arasında kalan konak, başta çevre okullardaki öğrenciler olmak üzere tüm Bursa'ya kütüphane olarak hizmet verecek. Bursa için çok önemli olan bu nadir yapı, kentin marka okullarının bulunduğu bölgede 09.00 ile 18.00 saatleri arasında faaliyet gösterecek. Murat Aksel'in 40 yıllık birikimi olan 30 bin kitabın hibe edildiği bu tesis, kentin kültürel prestijine de katkı sağlayacak." diye konuştu.

Kent içi ulaşımdan kültürel mirasın ayağa kaldırılmasına kadar her alanda önemli çalışmalar yapıldığını hatırlatan Başkan Altepe, şöyle dedi: "Yaşayan bir tarih ve turizm kenti olacak" dediği Bursa'nın tarihi değerlerinin kazandırılmasıyla ilgili 245 projeye start verdiklerini söyledi. Bursa'nın 2300 yıllık surlarından, çarşılara, hanlara ve hamamlara kadar pek çok alanda çalışıldığını ifade eden Başkan Altepe, "Bursa, tarihi ayağa kaldıran büyük projelerle diğer iller tarafından kıskanılır hale geldi. Bu güzel kent ziynetlerinden biri olan Şehbenderler Konağı Kütüphanesi'nin bugünkü durumu bizi onurlandırıyor. Bursa her sokağına ansiklopedi yazılacak bir kent. Sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilmeliyiz."

Bursa poğaçası ve salep dağıtılan açılışta kitaplarını imzalayan yazarlar Mustafa Armağan ve Beşir Ayvazoğlu da duygusal anlar yaşadı. Beşir Ayvazoğlu, kütüphaneye koleksiyonunu armağan eden Murat Aksel'in babasının da Malik Aksel'in de okumaya ve kitaba değer veren bir insan olduğunu anlatarak, "Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin büyük bir kadirşinaslıkla bu koleksiyonu tahsis etmesi, övünülecek ve hayran olunacak bir harekettir. Bu mahalleliler çok şanslı." dedi.

Eğitim Gönüllüsü Gençlerin Başlattığı Kitap Kampanyasına Türkiye'den Destek Geldi


Hatay'ın Erzin ilçesinde eğitim gönüllüsü gençlerin bir köy kütüphanesi için başlattığı kitap bağışı kampanyası büyük ilgi gördü. Cihan Haber Ajansı'nın yaptığı haber ve Samanyolu Televizyonu'na atılan maille seslerini duyuran gençlerin kampanyasına Türkiye'nin dört bir yanından destek geldi.

Bir süre önce ilçeye bağlı Gökdere köyünde ikamet eden eğitim gönüllüsü bir Grup Genç, kapanma noktasına gelen kütüphaneye sahip çıktı. Kütüphaneye destek olmak için köylerinde ve Erzin'de çaldıkları birçok kapıdan boş döndüklerini bildiren Eğitim gönüllüsü gençlerden Ceyhun Tınaz, ''Biz de arkadaşlarımızla sesimizi basın yolu ile duyurmaya karar verdik.'' dedi.

Gençlerden Anıl Çapar da, Samanyolu Televizyonu'na attıkları maili 'Son Durum' programını sunan Asım Yıldırım'ın okuması ile tüm Türkiye'nin haberdar olduğunu söyledi.

Haberin yayınlanması ve mailin okunması ile Türkiye'nin değişik illerinden birçok insanın kendilerini arayarak kitap yollamak için adres sorduğunu belirten Çapar, köy halkı olarak kütüphanelerine gösterilen ilgiden oldukça memnun olduklarını ifade etti.

Belediye Tsm Topluluğu Akm' de Muhteşem Bir Konser Verdi


Zonguldak Ereğli Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Türk Sanat Müziği Topluluğu tarafından Atatürk Kültür Merkezi Sinema Salonu'nda bir konser düzenlendi.

Konsere ilginin yoğun olması nedeniyle ek sandalyeler konuldu. Konsere, Karadeniz Ereğli Belediye Başkan Vekili Cumhur Nalcı, Alaplı Belediye Başkanı Nevzat Çimenoğlu ve eşi, belediye meclis üyeleri, belediye daire müdürleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Şef Orçun Çalkap nezaretinde Türk Sanat Müziği'nin birbirinden güzel eserlerini seslendiren koroya, salonu dolduranlar da eşlik edince bir müzik ziyafeti ortaya çıktı. Konser sonunda Belediye Başkan Vekili Cumhur Nalcı, Şef Orçun Çalkap'a çiçek vererek kutlarken, "Belediye Başkanımız Halil Posbıyık'ın size sevgi ve selamlarını iletiyorum. Belediye olarak sanatsal faaliyetlere desteğimiz bundan sonra da devam edecek. Koro ve saz ekibindeki bütün arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum." dedi.