Yine hayaller..
Hiç bitmeyecek bir düşünceler silsilesinin terkisine diz çökmüş, sadece hüznün kelimelerini biliyorum ben. Yazık.
Oysa ne olurdu sanki yarin teninde tenim, söylediğim sözlerin bir ömrü olsa? Be bilinse kıymeti kıyametten önce hani..
Kime deydiyse gözlerim hep acı gördüm. Çocukluğumda sütümdeydi o, olgunluğumda saçımın akında!
Uyusam uyansam keşke, her şey farklı olsa..
Geçmişimden pişman değilim fakat yinede dokunuyor bunca gözyaşı erkek adama!
Yutkunuyorum, kara bir delikten içeri süzülüyor mutsuzluğum. Yanaklarım ıslanıyor. Gözyaşlarım son damlasına kadar kuru oysa peki neden? Neden hala…?
Düşünüyorum öyleyse? demiştim. Descartes’dan örneklemişti arkadaşım. Öyleyse varım!
Varla yok arasında yerim ve karanlık önüm arkam sağım solum! Tükeniyorum, kalmadı hiç umudum!
Kim vurduya gitmiş örtbas bir cinayeti her gün tekrar yaşıyorum. Her gün aynada kendimi öldürüp defalarca, defalarca yüzümü yıkıyorum!
Kendi yitirmenin eşiğinden atladım artık, artık hiçbir surette var olamaz aşka yüz tutmuş bedenim. İçimde hüznü var sahile vurmuş boş bir teknenin!
Sevgiyle gelen gelsin demek isterdim. Ne olursa olsun gelsin yada insan. Ve fakat öyle yandı ki canım sürekli kucak açmaktan..
Yoruldum.
Anlatamam!
uur
10 Şubat 2010 Çarşamba
9 Şubat 2010 Salı
Isparta Belediye Tiyatrosu Sahne Almaya Hazırlanıyor
Isparta Belediyesi Tiyatrosu yeninden sahne almak için çalışmalarına başladı. İki perdeli müzikli kabare oyunu ile yeniden sahne alacak olan ekip, çalışmalarını Barış Karabulut yönetiminde sürdürüyor.
Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Hasan Arıtürk, Isparta Belediyesi bünyesindeki tiyatronun, 22 kişilik gönüllü yeteneklerden oluşan kadrosu ile çalışmalarına başladığını söyledi. Arıtürk, "Isparta Belediyesi Şehir Tiyatrosu, perdelerini 2 perdelik müzikli kabare oyunu ile sahnelemeyi düşünüyor. Oyunu derleyen ve yöneten kardeşimiz Barış Karabulut ve oyuncularımız amatör olmalarına rağmen çok istekli ve azimli bir şekilde programa hazırlanıyorlar." dedi.
Tiyatro işinin bir ekip işi olduğunu ifade eden Arıtürk, Ispartalılara, çevre illere ve ilçelere güzel bir oyunla 'merhaba' demek istediklerini kaydetti. Buna bağlı olarak tiyatroyu izleyicilere daha çok sevdirmek için izleyicileri güldürmeyi ve izleyicileri günün stresinden bir günlük de olsa kurtarmayı amaçladıklarını ifade eden Arıtürk, "Oyunu mart ayında halkımızla buluşturmayı hedefliyoruz. Haftanın belirli günlerinde oyunumuzu halkımıza sergilemeye devam etmeyi düşünüyoruz." diye konuştu.
Hayırsever Necla Aktar, Merhum Eşi Adına Ege Üniversitesi'ne Yurt Yaptırıyor
09.02.2010- Ege Üniversitesi (EÜ) Öğrenci Köyü'ne 36 odalı yurt yaptıracak olan Necla Aktar'la protokol imzalandı. İmza töreninde konuşan EÜ Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, öğrencilerin en önemli ihtiyaçlarının barınma ve beslenme olduğunu belirtti.
Hayırsever Aktar'ın İzmirlilere örnek olacağını kaydeden Yılmaz, İzmir'de 110 bin öğrenci bulunduğunu belirterek, EÜ Öğrenci Köyü'nde bin 550 kişi olduğunu, yeni blok inşaatına başlandığını ancak bunun da beklentiyi karşılamayacağını söyledi. Aktar'ın, 2000 yılında vefat eden eşi Ali Rıza Aktar adına yap-devret yöntemiyle yurt yaptıracağını vurgulayan Rektör Yılmaz, odalarının ikişer kişilik olacağını ifade etti.
Necla Aktar ise protokolün imzalanmasını, 56. evlilik yıldönümlerine denk getirdiğini söyledi. Yurtta tıp fakültesi öğrencileri için kontenjan ayrılmasını isteyen Aktar, "Aşk, saygıyla birlikte vardır ve öyle devam eder. Bu yurdu, eşime duyduğum sevgi için yaptırıyorum." dedi.
Bin 56 metrekare alan üzerine 352 metrekare olarak yaptırılacak yurt, iki katlı olacak. toplam 36 odalı ve 72 yatak kapasiteli yurtta etüt salonu, üç görüşme odası, mutfak ve televizyon adaları bulunacak.
Hayırsever Aktar'ın İzmirlilere örnek olacağını kaydeden Yılmaz, İzmir'de 110 bin öğrenci bulunduğunu belirterek, EÜ Öğrenci Köyü'nde bin 550 kişi olduğunu, yeni blok inşaatına başlandığını ancak bunun da beklentiyi karşılamayacağını söyledi. Aktar'ın, 2000 yılında vefat eden eşi Ali Rıza Aktar adına yap-devret yöntemiyle yurt yaptıracağını vurgulayan Rektör Yılmaz, odalarının ikişer kişilik olacağını ifade etti.
Necla Aktar ise protokolün imzalanmasını, 56. evlilik yıldönümlerine denk getirdiğini söyledi. Yurtta tıp fakültesi öğrencileri için kontenjan ayrılmasını isteyen Aktar, "Aşk, saygıyla birlikte vardır ve öyle devam eder. Bu yurdu, eşime duyduğum sevgi için yaptırıyorum." dedi.
Bin 56 metrekare alan üzerine 352 metrekare olarak yaptırılacak yurt, iki katlı olacak. toplam 36 odalı ve 72 yatak kapasiteli yurtta etüt salonu, üç görüşme odası, mutfak ve televizyon adaları bulunacak.
Tarihi Konak Kütüphane Olarak Hizmete Girdi
Bursa'da tarihi mirası ayağa kaldırarak işlevsellik kazandırma çalışmaları kapsamında restore edilen Şehbenderler Konağı, kütüphane olarak hizmete açıldı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, açıklamasında, kentin en önemli kültürel ziynetlerinden olan Şehbenderler Konağı Kütüphanesi'nin Bursa için önemli bir sivil mimarlık örneği olduğunu söyledi.
Şehbender kelimesinin 'dış temsilci ve konsolos' anlamına geldiğini söyleyen Başkan Altepe, 1989 yılına kadar Feriha Şehbenderler ve 2003 yılına kadar da ailenin yardımcısı Ayşe Hikmet Kılınç tarafından kullanılan konağın, daha sonra Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından değerlendirildiğini ve Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek, asırlık Şehbenderler Konağı'nın aslına uygun olarak yenilendiğini kaydetti.
Bursa'nın en önemli kültürel mekanlarından olan Şehbenderler Konağı'nın, 19. YY'dan kalma geleneksel Türk evi tarzındaki tarihi mimarisiyle göze çarptığını söyleyen Başkan Altepe, "İbrahimpaşa Mahallesi'nde bulunan, Bursa Kız Anadolu Lisesi ile Erkek Anadolu Lisesi arasında kalan konak, başta çevre okullardaki öğrenciler olmak üzere tüm Bursa'ya kütüphane olarak hizmet verecek. Bursa için çok önemli olan bu nadir yapı, kentin marka okullarının bulunduğu bölgede 09.00 ile 18.00 saatleri arasında faaliyet gösterecek. Murat Aksel'in 40 yıllık birikimi olan 30 bin kitabın hibe edildiği bu tesis, kentin kültürel prestijine de katkı sağlayacak." diye konuştu.
Kent içi ulaşımdan kültürel mirasın ayağa kaldırılmasına kadar her alanda önemli çalışmalar yapıldığını hatırlatan Başkan Altepe, şöyle dedi: "Yaşayan bir tarih ve turizm kenti olacak" dediği Bursa'nın tarihi değerlerinin kazandırılmasıyla ilgili 245 projeye start verdiklerini söyledi. Bursa'nın 2300 yıllık surlarından, çarşılara, hanlara ve hamamlara kadar pek çok alanda çalışıldığını ifade eden Başkan Altepe, "Bursa, tarihi ayağa kaldıran büyük projelerle diğer iller tarafından kıskanılır hale geldi. Bu güzel kent ziynetlerinden biri olan Şehbenderler Konağı Kütüphanesi'nin bugünkü durumu bizi onurlandırıyor. Bursa her sokağına ansiklopedi yazılacak bir kent. Sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilmeliyiz."
Bursa poğaçası ve salep dağıtılan açılışta kitaplarını imzalayan yazarlar Mustafa Armağan ve Beşir Ayvazoğlu da duygusal anlar yaşadı. Beşir Ayvazoğlu, kütüphaneye koleksiyonunu armağan eden Murat Aksel'in babasının da Malik Aksel'in de okumaya ve kitaba değer veren bir insan olduğunu anlatarak, "Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin büyük bir kadirşinaslıkla bu koleksiyonu tahsis etmesi, övünülecek ve hayran olunacak bir harekettir. Bu mahalleliler çok şanslı." dedi.
Eğitim Gönüllüsü Gençlerin Başlattığı Kitap Kampanyasına Türkiye'den Destek Geldi
Hatay'ın Erzin ilçesinde eğitim gönüllüsü gençlerin bir köy kütüphanesi için başlattığı kitap bağışı kampanyası büyük ilgi gördü. Cihan Haber Ajansı'nın yaptığı haber ve Samanyolu Televizyonu'na atılan maille seslerini duyuran gençlerin kampanyasına Türkiye'nin dört bir yanından destek geldi.
Bir süre önce ilçeye bağlı Gökdere köyünde ikamet eden eğitim gönüllüsü bir Grup Genç, kapanma noktasına gelen kütüphaneye sahip çıktı. Kütüphaneye destek olmak için köylerinde ve Erzin'de çaldıkları birçok kapıdan boş döndüklerini bildiren Eğitim gönüllüsü gençlerden Ceyhun Tınaz, ''Biz de arkadaşlarımızla sesimizi basın yolu ile duyurmaya karar verdik.'' dedi.
Gençlerden Anıl Çapar da, Samanyolu Televizyonu'na attıkları maili 'Son Durum' programını sunan Asım Yıldırım'ın okuması ile tüm Türkiye'nin haberdar olduğunu söyledi.
Haberin yayınlanması ve mailin okunması ile Türkiye'nin değişik illerinden birçok insanın kendilerini arayarak kitap yollamak için adres sorduğunu belirten Çapar, köy halkı olarak kütüphanelerine gösterilen ilgiden oldukça memnun olduklarını ifade etti.
Belediye Tsm Topluluğu Akm' de Muhteşem Bir Konser Verdi
Zonguldak Ereğli Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Türk Sanat Müziği Topluluğu tarafından Atatürk Kültür Merkezi Sinema Salonu'nda bir konser düzenlendi.
Konsere ilginin yoğun olması nedeniyle ek sandalyeler konuldu. Konsere, Karadeniz Ereğli Belediye Başkan Vekili Cumhur Nalcı, Alaplı Belediye Başkanı Nevzat Çimenoğlu ve eşi, belediye meclis üyeleri, belediye daire müdürleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Şef Orçun Çalkap nezaretinde Türk Sanat Müziği'nin birbirinden güzel eserlerini seslendiren koroya, salonu dolduranlar da eşlik edince bir müzik ziyafeti ortaya çıktı. Konser sonunda Belediye Başkan Vekili Cumhur Nalcı, Şef Orçun Çalkap'a çiçek vererek kutlarken, "Belediye Başkanımız Halil Posbıyık'ın size sevgi ve selamlarını iletiyorum. Belediye olarak sanatsal faaliyetlere desteğimiz bundan sonra da devam edecek. Koro ve saz ekibindeki bütün arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum." dedi.
Fazıl Say 2010 AKB'den projesini çekti
Fazıl Say, 2010 Avrupa Kültür Başkenti (AKB) Ajansı'na sunduğu konser projesini, görüşmelerin uzaması nedeniyle geri çekti. Say, "hükümete muhalif olmamın payı olabilir" dedi.
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, 2010 Avrupa Kültür Başkenti (AKB) etkinlikleri kapsamında “Dört Mevsim Dört Konser” adlı bir konser programı ile yer alacaktı. Program kapsamında, Say dışında Borusan Orkestrası’nın ve bir dizi sanatçının da yer alacağı dört büyük konser ve İstanbul’un merkezden uzak semtlerindeki okullarda on ücretsiz resital ve atölye çalışmaları planlanıyordu. Projenin Ajans tarafından değerlendirilmesi ve takvimin kesinleştirilmesi uzun sürdü.
Radikal gazetesinin haberine göre Say, geçen hafta Facebook’taki sayfasına koyduğu bir açıklama ile projenin akıbetinin 2 yıldır açıklığa kavuşturulmadığını, Ajans ile olan 17 randevunun sonuçsuz kaldığını ve bu nedenlerle projeden vazgeçtiklerini duyurdu. Say, “Kağıt üzerinde, ‘istenmedi’, ‘reddedildi’, ‘kabul edilmedi’ gibi sözler yoksa da, iki yıllık bekletilmenin, 17 randevunun sonuçsuz kalmasının, aynı anlama geldiğini hissettim. Yazık. Sanırım ‘hükümete muhalif’ olmanın payı vardır” ifadelerini kullandı.
Say’ın bu sözleri üzerine açıklamada bulunan İstanbul 2010 Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, meselenin hükümete muhalif olmakla ilgisinin olmadığını, mali konularda anlaşamadıklarını öne sürdü. Avdagiç, “Başlangıçta 4 konser olması planlanan organizasyon için 1.2 milyon euro’luk bir bütçe sundular. Biz de konser sayısını ikiye indirerek; 238.095 euro kaşe bedeli ödeyebileceğimizi ifade ettik. Bu rakamı yeterli bulmadılar, konu farklı mecralara çekildi. Yoksa biz ilk günden açık yüreklilikle kendileriyle bu işi yapamayacağımızı söyleyecek kadar cesarete sahibiz” dedi.
Say’ın menajeri ve projenin koordinatörü Kadir Dursun ise, Fazıl Say’ın alacağı parayı bile bilmediğini, ama projenin bir türlü açıklık kazanmamasına tepki gösterdiğini söyledi. Avdagiç’in telaffuz ettiği rakamlar hakkında da bir açıklama yapan Dursun, Ajansa başlangıçta sundukları 4 konserlik proje için 1,2 milyon euro’luk bütçe istediklerini, daha sonra konser sayısı 2’ye indirilince Ajansa 316.756 euro’luk bir bütçe sunduklarını, Ajansın ise 238.095 euro teklif ettiğini belirtti. Dursun, devlete ödenen vergiler düşünce projeye 161.420 euro kaldığını, 100 bin euro Borusan Orkestrası’na ödenince projedeki Fazıl Say dahil altı sanatçıya 61.420 euro kaldığını ve bu para ile Fazıl Say ücret almasa bile şef ve diğer sanatçıların masraflarının karşılanamayacağını söyledi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)